Türk Devrimi ve Türkiye Burjuvazisinde Servetlerin El Değiştirmesi – 2

eskiyeniisadamı

Değerli okurlar

Bu günlere gelişimiz sadece gerici ve iş birlikçi bir partinin on altı yıl küsür süren iktidarından ibaret olan bir süreç değildir. Bu iktidar, sonuçta bir imparatorluk bakiyesi olan Cumhuriyetimizin ve devletimizin, gerek bulunduğu bölgenin Jeopolitik konumundan, gerekse kendi içinde ki aydınlanma ve devrim sürecinin kesintiye uğramasının sonucunda meydana gelen bir iktidardır. Bu sürece gelişimizi tam anlamıyla öğrenebilmek için en azından bir miktar detaylı tarih bilmek ve bu bilmenin sonucunca tarihi süreci beynimizde bir kronolojik süreçten ve süzgeçten geçirmemiz gerekmektedir.

Örneğin en azından Osmanlının son iki yüz yıllık ekonomik durumuna ve o dönemin başkenti İstanbul da ki galata bankerlerine ve yine örnek vermek gerekirse bir sefarad Yahudisi olan Kamondo ailesine, Sebetaycı Yahudilere, Ermeni ve diğer etnik mensubiyete sahip tüccarların Osmanlının son iki yüz yılı ve sonrasında Cumhuriyet Türkiyesin de ki tarihsel rollerini “tarafsızca” bir kuyumcu hassasiyetiyle bilmeniz gerekmektedir. Tırnak içinde özellikle tarafsız dedim, zira belirtmiş olduğum etnik mensubiyete sahip tüccar, tefeci ve bankacıların faaliyetlerini araştırırken duygusal komplo teorileri, duygusal ve tarihi düşmanlıklardan çok, bilimsel bir sebep-sonuç ilişkisi içerisinde ve diyalektik bir akılla araştırmalarımızı yapmamız ve öğrenmemiz gerekir. Konu aşırı detay içerdiği için olabildiğince bir “özetin özeti” şeklinde anlatmaya çalışacağım..

Dipçe: Söylemlerimden, üst fotografta ki burjuvaziyi “olumladığım” ya da “ululadığım” anlamına gelmez. Burada anlatmak istediğim “Sömürücü Burjuvazinin” en azından kendi mantığı içinde belli kural ve kaidelerle çalışırken, bu durumun çok daha kalitesiz, liyakatsiz, geri ve feci bir duruma evrilip, burjuvazinin neredeyse tamamen el değiştirip, gerici bir iktidarın eline geçmesidir anlatmak istediğim.

Bu bağlamda fotograftaki kişileri örnek olarak seçtim. Örnekler değişebilir yada çeşitlenebilir. Üstteki iki kişi “Eski Türkiye’nin” eski iki iş adamı. Kısaca niteliklerine değinelim; Cem Uzan : Ana dili seviyesinde 3 dil biliyor. Amerikada “Pepperdine” üniversitesi mezunu. Halil Bezmen: 4 dili ana dili seviyesinde, 2 dili çok iyi derecede biliyor. İsviçre Zürih üniversitesinde makina mühendisliği okumuş. Bu niteliklerinin yanında, bu ve benzer iş adamlarının yanında istihdam ettiği insanlar, belli bir siyasi, dini ve politik niteliklerine göre değil, sadece liyakate ve “Türkiye Cumhuriyeti” vatandaşı insanlar olarak istihdam edilmiştir.

Gelelim fotografta ki diğer iki tazmanya canavarına. İş adamı diyemiyorum, zira iş adamından başka her şeye benziyorlar. Ne bileyim labarotuarda üretilmiş gibiler. Mehmet Cengiz : Bu adamın ismini “google” yazdığınız da karşınıza çıkan biyografileri iki, üç kelime. Tek kelime ingilizce bilmiyor. Biyografisinde hangi okuldan mezun olduğuda yazmıyor. Lakabı: “Milletin a….na koyan adam”…Böyle bir küfür etmişti. Son aldığı ihalede imam hatip yaptırmıştı. Diğer Ethem Sancak’ta aşağı yukarı öyle. Bu kişide; önce “Tayyip Erdoğana aşığım, bu ilahi bir aşk falan dedi… Beyler, Bayanlar…Işte “Yeni Türkiye’nin Yeni iş adamları”… 2001 de akp iktidara gelinciye kadar dişlerini geçirebildikleri “nitelikli burjuvaziyi” çökertip yerine kendi burjuvazilerini devreye soktular. Özdemir Sabancı, Üzeyir Garih, Kuddusi Okkır gibi bazı iş adamlarını resmen peş peşe çeşitli tarihlerde öldürdüler, diğer bir bölümünü iflas ettirdiler yada sermayeleriyle beraber kaçmalarına neden oldular. ( Şimdi Türkiye’de tüm sektörler alt fotograftaki M.Cengiz ve E.Sancak benzeri 20, 25 kişinin elinde. Bunlar son derece niteliksiz, dünya dili olan Ingilizceyi derdini anlatacak derecede bile bilmeyen, çoğu zaman kravatsız, kirli sakal, pespaye, yengeç yürüyüşlü, on kilo göbekli, küfürbaz, mafyatik, vizyonsuz karaktarler. Eski iş adamları burjuvazi olsa da işini çok iyi bilen, karizmatik, birden fazla dil bilen ve en azından çalışanlarıyla belli bir diyaloğu olan görgülü ve köklü ailelerden geliyorlardı. Bu tip burjuvanın önemli bir bölümü bitirildi.

İşte, 2001 akp iktidar sürecine gelirken aynı iş adamları gibi bir çok aydın ve yazar peş peşe çeşitli tarihlerde öldürüldüler. Bunlar bir tesadüf olabilir mi? Bu nedenle soğuk savaşın sona erdiği 1990 dan akp’nin iktidara geldiği 2001 sürecine kadar olan 11 yılda olan hiç bir detayı atlamamak, bu yıllarda meydana gelen yazar, iş adamı cinayetleri ve diğer siyasi, toplumsal ve ekonomik çalkantıları incelemek ve doğru bir şekilde yorumlamak, analiz etmek gerekir..

Bizim düşüncemize göre;

Yedi ışıklı ampül kabalist simgeli Akp iktidarı, on yıllar öncesinden dizayn edildi ve hazırlandı. Nasıl mı? neye mi dayandırıyoruz ? Eğer Erzurum da bir terzihanede cia-gladyo tarafından Fettullah Gülen tespit edilip, yetiştirildiyse ( artık bunu herkes biliyor ve kabul ediyor ) işte aynı güç akp’yi de iktidara getirmiştir…

KUBİLAY DEVRİM

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s